TüRkİyE'nİn ''EN'' SüPer FoRuM SiTeSi
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 şu çilgin Türkler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
JosE FATIHIO
AdmiN
AdmiN
avatar

Mesaj Sayısı : 1544
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 14/09/07

MesajKonu: şu çilgin Türkler   2007-10-02, 12:06 am

Alıntı :
“Şu Çılgın Türkler” adlı, bana ve her halde tüm Türk’lere göre muhteşem
olan eser hakkında birkaç açıklama daha yapmak ve zaten kolay olan
anlaşılmasını daha da kolay şekle sokmak, fonu meydana getiren zaman ve
zemini bir kere daha anlatmak isterim.
Niye 4 bölüm ?
Aslında
bu harika yazılmış, gerçek tarihi olayların arasına serpiştirilmiş,
örnekleri bol miktarda gerçek hayatta yer almış olan kurgu kişiler ve
olaylarla süslenmiş romanı, sadece iki ana unsur ile tanıtacaktım:
denizle ilgili konular olan İstanbul’dan Anadolu’ya geçişin bir yolu ve
Rüsumat IV ün Ordu macerası.
Ancak roman okundukça daha çok sardı,
pek çoğunu bildiğim olaylar yine önümde canlandı, yazıma karada
yapılanlardan da bir bölüm eklemek istedim. Böylece bazı kişisel
fedakarlıkların anlatıldığı örneklerin peşine bazı açıklamaları da
ekleyince 3. ve 4. bölüm oluştular.
Aslında tanıtımı, yayınevinin
de istediği gibi makul ölçülerde, olabildiğince daha kısa tutmak
amacındaydım, daha kısa planlıyordum. Ama roman o kadar harika ki,
bence “makul” denebilecek ölçü bu. Daha kısa alıntılar, bütünlüğü
bozar, bu ülkeyi ve devletimizi bize verenlere de saygısızlık olur.
Kitabın
tamamı, kendi dipnotlarıyla beraber 748 sayfa, burada ele alınamayan
daha pek çok ilginç olay, gururlandırıcı sahne ve inanılmaz başka
hadiseler var. Örneğin kimlerin hangi bayrağı nerede ve nasıl saygıyla
selamladıklarını öğrenmek için kitabın tamamını okumanız gerekiyor.

Dönem ve ortamlar :
Eser,
değişik ve ard arda gelen günleri ele almaktadır. Dönem olarak söylemek
gerekirse, öncelikle ve özet olarak I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş
Mücadele’mizin ilk bölümünden (28.06.1914 01.04.1921) başlamaktadır.
Daha detaylı olarak Kütahya Eskişehir Savaşının hazırlığı ve Savaş
dönemini (01.04.1921 24.07.1921), Sakarya Savaşına hazırlık ve Savaşı
(25.07.1921 13.09.1921), Türk Büyük Taarruzuna Hazırlık ve Taarruzu ve
sonrasını (14.09.1921 27.10.1922) ele almaktadır.
Hemen tamamı
belgelere ve anılara dayalı olaylar, Yunan Ordusu, Türk Ordusu,
İngiltere Yönetimi, Yunanistan Yönetimi, İstanbul Yönetimi, Ankara
Yönetimi, Bazı Türk İlleri ve Arazileri olarak özetlenebilecek
ortamlarda geçmektedir.
Kişilerin büyük çoğunluğu gerçek kişilerdir, konuşmaların ve olayların çoğunluğu kaydedilmiş ve aktarılmış gerçek konuşmalardır
Mesela Rüsumat No IV olayının gerçekliğini görmek için “Ordu’lular” konulu şu internet sitesine erişebilirsiniz : http://mitglied.lycos.de/papuc3/rusumat.html
Anlatılan
dönemlerde İstanbul’dan Anadolu’ya silah kaçırma, asker ve sivil
kişilerin kaçmaları yoluna girmiş, çetelerin faaliyetleri bitmiş,
düzenli ordu teşkili başlamıştır. Bunlar da romanda ele alınıp kısa
veya uzun anlatılmıştır.

Rütbesiz Bir Komutan :
Mustafa Kemal Paşa, kongre yapmak ve Kurtuluş’u şekillendirmek üzere,
Erzurum
a gelişinden 5 gün sonra, 8/9 Temmuz 1919da, “Sine i millette bir ferd
i mücahit (milletin bağrında bir mücahit kişi) olarak çalışmak üzere
çok sevdiği askerlik mesleğinden ve görevinden istifa eder. Artık
milletin bir bireyi olarak ; milletten kuvvet, kudret ve ilham alarak
tarihi görevine devam edecektir. Yani artık bir rütbesi, bir askerlik
sıfatı bulunmamaktadır. Daha sonra, 23 Nisan 1920 de TBMM Başkanı
seçilecek ve sadece bu sıfatı olacaktır. Halbuki, dost ve düşmanın
kabul ettiği gibi, Kurtuluş’u planlayan ve yürüten güç O’dur.
Rütbesi
olmayan Mustafa Kemal’e, orduyu tam yetkiyle idare etmek ve geliştirmek
üzere, sonradan uzatılan 3 aylık bir dönem için, 5 Ağustos 1921 günlü
TBMM gizli birleşiminde, Meclis yetkilerini kullanması kaydıyla,
Başkomutanlık yetkisi verildi.
Hatta Başkomutan’ın seçilmesi ve Tekalif i Milliye’ye gidişini Sayın Özakman şu satırlarla anlatıyor:
MECLİSin
iki gündür içine kapanması, Ankara esnaf ve zanaatkarlarını huzursuz
etmişti. Seğmen havalı bir esnaf, ertesi sabah, Merkez Kıraathanesine
girdi. Her zamanki masalarda yine bazı milletvekilleri vardı. Beyler..”
dedi, ..iki gündür kendi aranızda konuşuyorsunuz. Bir de milletle
konuşsanız..”
Milletvekilleri bakıştılar. Sahi, Meclise kapanıp milleti unutmuşlardı.
Arkadaşlarla toplandık, sizi bekliyoruz. Buyrun, birlikte gidelim.”
Çıkrıkçılar
yokuşundan Samanpazarına yürüdüler, oradan kale önüne çıkan daracık
yola saptılar. Yokuşun iki yanında küçük, gösterişsiz nalbur, hırdavat,
urgan dükkanları vardı. Kale önüne çıkınca, seğmen, milletvekillerine
yol göstererek bir zahireciye girdi. Tavanı atkılı, bölmeleri zahire
dolu geniş dükkanda yirmiden fazla Ankara’lı esnaf ve köylü toplanmıştı

_________________

www.turkiye.super-forum.net SÜPER FORUM TÜRKİYE süper forum,forum türkiye,süper türkiye,uşak,süper forum,süper forum,süper eğlence,süper komik,süper fotoğraf,süper resim,süper forum,süper edebiyat,süper islam,süper araba
Her Hakkım Saklıdır ®
|l|lllll|lll||ll||lll|l|l|l|
2¹7¹³6¹3 °8²1³¹9
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://turkiye.super-forum.net
 
şu çilgin Türkler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» GÖKTÜRK DÖNEMİ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
: : : SÜPER FORUM TÜRKİYE : : : :: EDEBİYAT DÜNYASI :: Kitap Tanıtım Standı-
Buraya geçin: